Logo

Bugüne Kadar Yaptıklarımız

Icon
0
Ayaktan Başvuru
Icon
0
Yatan Hasta
Icon
0
Bebek Sayısı
Abstract medical background

Hakkımızda Daha Çok Bilgi Edinin


Kemal Bayındır Hastanesi

Kaliteli sağlık hizmeti, güvenle yanınızda.

kaliteli sağlık hizmeti sunar.
Hastalarına güvenle yaklaşır.
Modern tıbbi çözümlerle yanınızdadır.
Sağlığınızı öncelik olarak görür.
Her adımda güveni garanti eder.
Kemal Bayındır, sağlıkta mükemmeliyeti hedefler.
Doctor assisting in surgery
Surgical team in an operating room

Servislerimiz


Tıbbi Birimlerimiz

Dermotoloji

Dermotoloji

Dermatoloji Nedir?Deri bilimi olarak tanımlanan dermatoloji, ciltteki hastalıklar ve bunların tedavisi ile ilgilenen bir tıp disiplinidir. Bu bilim dalında insan vücudu için son derece hayati bir organ olan derinin her türden rahatsızlığı incelenmekte ve tedavi edilmektedir.Halk arasında cildiye  olarak da bilinen dermatoloji deri haricinde; deri ekleri (saç, tırnak, ter bezleri), ağız içi gibi mukoza bölgeleri ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların tanı ve tedavisinde etkili rol oynamaktadır. Derinin genel yapısı, işlevleri, deri bütünlüğünün ve sağlığının korunması, derinin alerjik hastalıkları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, enfeksiyöz hastalıklar, saç ve tırnak hastalıkları, neoplastik hastalıklar, metabolik-sistemik bazı hastalıkların deri bulguları gibi konularda uzmanlaşan hekimler kazandıkları bilgi ve becerilerle toplum sağlığı adına çalışmaktadırlar. En sık rastlanan deri hastalıklarından nadir görülen türlere kadar her konuda tam donanıma sahip olan dermatologlar gerekli olan vakalarda diğer uzmanlıklarla ortaklaşa çalışarak hastaları sağlıklarına kavuşturmayı hedeflerler. Bebeklikten yetişkinliğe kadar her yaşta gözlemlenebilen cilt hastalıklarının tanı ve tedavisinde etkili bir rol oynayan dermatologlar kişiye özel iyileştirme yöntemlerine giderler.Dermatoloji Hangi Hastalıklara Bakar?Fark edildikleri andan itibaren hastanelerin dermatoloji servislerine başvurulması gereken cilt hastalıklarının bazıları basit ilaç tedavileri ile kısa sürelerde önlenebilirken bazıları ise uzun dönem tedaviler gerektirir. Akneden cilt kanserlerine kadar çok sayıda hastalığın tanı ve tedavisinde çalışan dermatologların baktığı hastalıkların başlıcaları:Sivilceler(akne)Pruritus (kaşıntı)Ürtiker (Kurdeşen)Parazit kaynaklı deri hastalıkları (Bitler, uyuz vb.)Mantar hastalıkları (tırnak, ayak, el, gövde, genital bölgei saçlı deri vb.)Egzama rahatsızlıkları (temas egzamaları, seboreik egzama, atopik dermatit vb.)Sedef, liken ve benzeri dermatitlerSaç hastalıkları (kepeklenme, saç derisi egzamaları, genetik saç dökülmeleri vb.)Behçet hastalığıBüllü hastalıklarDeride iyi ve kötü huylu tümörlerBağ dokusunda meydana gelen hastalıklarPigmentasyon bozuklukları (güneş lekeleri, vitiligo, çiller vb.)Enfeksiyöz/bulaşıcı döküntülü hastalıklar (kızıl, kızamıkçık, su çiçeği, zona vb.)Alerjik cilt hastalıkları (böcek sokmaları, gıda alerjileri, ilaç alerjileri vb.)Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ( Genital siğil, uçuk, sifiliz gibi enfeksiyöz hastalıklar)Güneş alerjisiHirşutizm (aşırı tüylenme)Hiperhidroz (aşırı terleme)Nasırlar ve siğillerBenlerDamarsal deri hastalıklarıTırnak hastalıklarıDudak, dil ve ağız içi hastalıkları (aftlar, uçuklar ve ağız içinde oluşan diğer hastalıklar)Beslenme ve metabolik bozukluklara bağlı cilt hastalıklarıPsikolojik sebeplere bağlı cilt hastalıklarıSistemik hastalıklarda ortaya çıkan cilt bulgularıGenetik sebeplere bağlı deri hastalıklarıFiziksel faktörlere bağlı rahatsızlıklar (sıcağa veya soğuğa tepkimeler, yabancı cisim tepkimeleri vb.)Vücuttaki en büyük organ olması dolayısıyla oldukça fazla hastalık türüne sahip olabilen insan cildi; dış etkenlere karşı savunmasız olabilmektedir. Ciltte oluşan bazı hastalıklar estetik ve kozmetik açıdan istenmeyen görüntülere sebep olabilmekte, hatta kişilerin fiziksel görüntülerindeki sıkıntılar psikolojik sorunlara dahi yol açabilmektedir. Su dengesini sağlayan, güneşten gelen ultraviyole ışınlara karşı kalkan görevi gören, vücut sıcaklığını dengede tutan ve en önemlisi canlılığın devam etmesini sağlayan deri, insan yaşamı için son derece önemlidir. Bu sebeple dermatoloji uzmanları bu rahatsızlıkların yanı sıra daha birçok hastalığın tanı ve tedavisinde rol almaktadırlar. Dermatoloji kapsamında uygulanan bazı tanı ve tedavi yöntemleri:Deri Biyopsisi: şüpheli görülen hastalıklı bölgeden tanıyı kesinleştirmek amacıyla çeşitli boyutlarda parça alınması işlemidir. Lokal anestezi uygulanarak gerçekleştirilen işlemde alınan materyal inceleme için patolojiye gönderilir.Kriyoterapi: Derideki lezyonları tedavi etmek amacıyla uygulanan dondurma tekniğidir. -196 derece sıvı azot uygulaması ile siğiller, cilt kanserleri, nasırlar, güneş lekeleri, genital bölge siğilleri molluskum kontagiozum gibi çeşitli cilt rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.Elektrokoterizasyon: Elektrik akımı kullanılarak lezyonu tedavi amacıyla doku hasarı oluşturmak veya kanamayı durdurmak amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Et benleri, siğiller, sebase hiperplazi, pyojenik granülom, seboreik keratoz gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.Dermatoskopi: Dermatoskopik muayene ile ben, pigmentsiz lezyonlar incelenebildiği gibi aynı zamanda ciltteki anormal yapılar, parazitler, deri tümorleri ve kan damarları ile alakalı rahatsızlıklar detaylı şekilde gözlemlenebilmektedir.Vücut Ben Taraması: Sağlıklı bireylerin dahi düzenli olarak yaptırması gereken vücut ben haritalaması cilt kanserlerine karşı erken teşhiste büyük rol oynar.Allerji testleri: Prick (Delme tesi), Patch (Yama testi) alerji şüphesi olan bireylerde hastalığın neye karşı ve hangi şiddette olduğunu tespit etmeye yönelik yapılmaktadır.Fototerapi: Işık tedavisi olarak bilinen fototerapi, nedeni bilinmeyen kaşıntılar, vitiligo, sedef hastalığı tedavisinde kullanılabilmektedir.Dermokozmetik işlemlerBotulinum toksin uygulaması: Kırışıklık ve el içi, ayak tabanı, koltuk altı terlemelerinin tedavisinde kullanılmaktadır.PRP tedavisiKimyasal Peeling Uygulamaları: Ciltte oluşmuş istenmeyen lekeleri gidermek, deriyi canlandırmak, sivilce izlerini yok etmek ve görünüşü iyileştirmek için deriye uygulanan solüsyon işlemlerini kapsar.Dolgu uygulamalarıMezoterapi: Deri çatlakları, selülit problemleri, güneş lekeleri, saç dökülmeleri, gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılan mezoterapi; minerallerin, vitaminleri, aminoasitlerin ve enzimlerin tek tek ya da farklı karışımlarla cilde enjekte edilmesi yöntemidir.

Çocuk Cerrahisi

Çocuk Cerrahisi

Çocuk Cerrahisi Nedir?Hastanelerin ya da diğer sağlık kuruluşlarının 0- 16 yaş arası çocukların ürolojik sorunları ile cerrahi tedavi gerektiren hastalıklarının iyileştirilmesinde görev alan birime çocuk cerrahisi adı verilmektedir. Çocuk cerrahisi biriminde vücudun solunum ve sindirim sistemine bağlı hastalıklar, göğüs, baş, boyun, travma, endokrin cerrahisi ile jinekolojik rahatsızlıklar tedavi edilmektedir. Bu birim, genel cerrahiden farklı olarak çocuk hastalıkları ile ilgilenmektedir. Ek olarak böyle bir birimin kurulma sebebi ise çocuklara gereken cerrahi müdahalenin yapılması sırasında kullanılan yöntemlerin farklılaşabilmesidir.Çocuk Cerrahisi Birimi Hangi Hastalıklara Bakar?Çocuk cerrahisi birimi, cerrahi müdahale gerektiren hastalıklar ile ilgilendiği için geniş bir kapsama sahip olmaktadır. Bunun yanı sıra, çocuk cerrahisi birimi pek çok hastalığı kapsayan bir birim olduğu için kimi zaman diğer sağlık birimleri ile iş birliği halinde çalışabilmektedir. Bu birimin kapsamına giren hastalıklar şu şekilde gruplandırılmaktadır:1. Çocukluk Çağı Solunum Sistemi HastalıklarıÇocukluk döneminde görülen solunum sistemi hastalıklarının çeşitleri vardır. Soluk borusuna kaçan yabancı maddelerin çıkarılması, soluk borusu hastalıkları, akciğer enfeksiyonları, akciğer hastalıkları ve göğüs kafesi rahatsızlıkları bu grupta ele alınmaktadır.2. Baş ve Boyun CerrahisiÇocuklarda kimi zaman vücudun baş ve boyun kısmında doğuştan var olan ya da sonradan ortaya çıkan kistler veya sinüslerle ilgili rahatsızlıklar görülmektedir. Bu tip hastalıkların tedavisinde de çocuk cerrahisi birimi hizmet vermektedir.3. Çocukluk Çağı Sindirim Sistemi HastalıklarıSindirim hastalıkları, çocukluk çağında sık görülen ve cerrahi müdahale gerektirebilen hastalıklar grubudur. Bu hastalıklar arasında mide darlığı, ince bağırsak tıkanıklığı, iltihaplı bağırsak hastalıkları, makatta fistül ya da çatlak, göbek fıtığı, kasık fıtığı, hemoroid, ülser, gastroözofagial reflü, karaciğer kistleri, basur ( Hemoroid ) ve polip tümör gibi rahatsızlıklar yer almaktadır.4. Çocukluk Çağı Hormonal HastalıklarÇocuklarda kimi zaman hormon bozukluklarından dolayı bazı hastalıklar görülebilmektedir. Bu hastalıklar arasında yer alan pankreas, tiroit bezi ve böbrek üstü bezleri hastalıklarına gereken cerrahi müdahalenin yapılmasında çocuk cerrahisi birimi hizmet vermektedir.5. Çocukluk Dönemi Kanser HastalıklarıKanser, günümüzde çocuklar da dahil olmak üzere pek çok yaş grubunu olumsuz etkilemektedir. Çocukluk döneminde görülen yumuşak doku, akciğer, testis, yumurtalık, lenf bezi, böbrek ve karaciğer tümörlerinin tedavi edilmesinde çocuk cerrahisi birimi görev almaktadır. Bu hastalıkların tedavisinde disiplinler arası bir yaklaşım tercih edilerek hastanın iyileştirilmesi sağlanmaktadır.Öte yandan yenidoğan çocuklarda görülen ekstrofi kloaka, gastroşizis, omfalosel, anorektal malformasyonlar, mekonyum ileusu, konjenital diyafram hernisi, infantil hipertrofik pilor stenozu, jejunoileal atrezi, ekstrofi vezika, özofagus atrezisi ve doğuma bağlı ortaya çıkan doğumsal duodenal tıkanıklıklar da çocuk cerrahisi biriminin tedavi alanında yer almaktadır.Çocuk cerrahisinin ilgi alanına giren diğer hastalıklar ise şu şekilde açıklanmaktadır:İdrarı penisin üstünden ya da altından yapma durumuBir veya iki testisin keseye inmemiş olması durumuSünnet işlemi ile sünnet derisinin yapışık olması durumuKarın ağrıları (Apandisit de dahildir)Karın bölgesinde ortaya çıkan iltihaplarGöğüs kafesinde şekil bozukluklarıDoğum hasarlarıCerrahi müdahale gerektiren her türlü travma (bıçak, silah vb. aletlerle yaralanma, trafik kazası, düşme, darbe alma ile vücut dokularının yaralanması buna dahildir)Dil bağıKabızlıkGuatrFıtıkGöbek akıntılarıMakat kanamaları ile dışkıda kan görülmesi durumlarıSırtta görülen şekil bozukluklarıBoyun şişlikleri ve eğrilikleriEndoskopik işlemlerOrgan nakli (transplantasyon) işlemi

Yenidoğan Yoğun Bakım

Yenidoğan Yoğun Bakım

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi Nedir?Yenidoğan bebeklerde görülmesi muhtemel sorunlara doğru ve hızlı şekilde müdahale edilebilmesi, yaşama şanslarının artırılması ve tedavi süresince başarı oranının yükseltilebilmesi için kullanılan donanımlı ünitelere yenidoğan yoğun bakım ünitesi denir. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde, bebeğin tedavi ve bakım uygulamalarının yapılması için gerekli tüm teknolojik ekipmanların bulunur. Yenidoğan bebek, alanında uzman sağlık çalışanları tarafından devamlı gözetim altındadır.Yenidoğan yoğun bakım üniteleri Çocuk Cerrahisi, Çocuk Kardiyolojisi, Çocuk Nörolojisi, Çocuk Gastroenterolojisi, Çocuk Metabolizma ve Endokrinolojisi ile daima birlik halinde çalışmaktadır. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bulunan teknolojik olanaklar ile uygulanan bakım/ tedavi hizmetleri şunlardır:Solunum Desteği (Ventilatör): Erken doğum sırasında akciğerleri uygun seviyede gelişmemiş bebeklerde solunum yetersizliği görülebilmektedir. Öte yandan doğum esnasında ya da sonrasında meydana gelebilecek enfeksiyonlar da solunum sıkıntısına yol açabilir. Böyle durumlar için solunum desteği (ventilatör) tedavisi önemli bir yer tutmaktadır. Yenidoğana gerekli olduğunda solunum yollarından verilen sürfaktan maddesi ile akciğerin gelişmesi sağlanır. Solunum desteğindeki en önemli kriter, en az temas ile gelişen durumların üst seviyede gözlemlenmesini sağlamaktır.Total Parenteral Nütrisyon Desteği: Yenidoğan bebekte, ağızdan (oral) beslenme problemlerinde damar yolu ile besleme yöntemine başvurulmaktadır. Beslenme bozukluğu tespit edildiği anda derhal tedaviye başlanması gerekir. Yenidoğanın büyüme ve gelişimi açısından son derece önemli olan beslenmenin geciktirilmesi büyüme geriliğine ve diğer kalıcı hastalıklara neden olabilir. Parenteral nütrisyon desteği, tamamlayıcı tedaviler olarak geçer ve uzun süreli uygulanması tavsiye edilmez. Bu sebeple beslenme bozukluğunu meydana getiren sorun hızlı şekilde tespit ve tedavi edilerek, sindirim sistemi sağlıklı çalışabilir hale geldiğinde ağız yoluyla (enteral) beslenmeye devam edilmelidir.Kan değişimi: Her üç bebekten ikisinde görülen sarılık, genellikle kendiliğinden iyileşir. Ancak çok nadir de olsa sarılık problemi ciddi hastalıklara neden olabilir. Genetik faktörler, erken doğum, enfeksiyonlar, yetersiz beslenme gibi sık görülen durumlar ya da bazı kan ve karaciğer hastalıkları sarılığın nedenleri arasındadır. Yenidoğan bebeğin kanında artan bilirubin, yanaklar, göz akı ve deri genelinde birikerek sarı görünüme neden olmaktadır. Bazı durumlarda sarılık nedeni olarak kan uyuşmazlığı da gözlenir. Böyle durumlarda kan değişimi yapılması gerekir. Kan değişimi ile istenmeyen maddeleri içeren kan, vücuttan uzaklaştırılır ve yerine sağlıklı kan verilir. Verilecek olan kanın, bebeğin kanı ile uygun olmasına dikkat edilir.Işık Tedavisi (Fototerapi): Yenidoğan bebekte sarılık görülmesi durumunda uygulanan ışık tedavisinin amacı, cillte biriken bilirubin maddesinin atılmasını sağlamaktır. Bunun için kullanılan özel dalga boylu ışınlar bebeğin vücuduna tutulur ve bilirubinin çözülerek idrarla atılması sağlanır. Işık tedavisinin yeterli olmadığı durumlarda ise kan değişimi uygulanır.Perkütan Kateter Uygulamaları: Perkütan kateter uygulaması, yenidoğan bebeğin kol ve bacaklarında yer alan ince damarlar aracılığı ile kalbe uzanan bir damar yolu açılmasıdır. Böylece kan dolaşımına iletilmek istenen ilaç kolayca aktarılabilir. Perkütan kateter uygulaması, yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmektedir.Toraks Tüpü: Akciğerde meydana gelen hava kaçağı nedeniyle gerçekleşen akciğer sönmesi tedavisinde toraks tüpü takılması uygulanmaktadır. Yenidoğan bebeklerde akciğer sönmesi, doğumdan sonra erken dönemde ortaya çıkabilir. Nefes alıp vermede zorluk ile kendisini gösteren bu sorun için öncelikle oksijen tedavisi uygulanır. İyileşme görülmemesi halinde toraks tüpü gereklidir. İyileşme görüldüğünde, toraks tüpü çıkarılır.Hasta Başı Ultrasonografi (USG): Yenidoğan bebeğin iç organları ile beyin yapısının detaylı şekilde incelenmesi için ultrasonik ses dalgaları yardımıyla tıbbî bir görüntüleme tetkiki olan ultrasonografi gerçekleştirilir. USG, uzman radyoloji hekimleri tarafından yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde bebek küvözünde iken gerçekleştirilir. Bu yöntem sayesinde karaciğer, dalak, böbrek ve safra kesesi gibi organlar incelenebilir. Ayrıca beyin gelişimini takip etmek amacıyla transfontanel kraniyal ultrason da uygulanmaktadır. Tüm bu incelemelerin amacı yenidoğanda anormal bir durumun var olup olmadığının incelenmesidir.Hasta Başı Beyin Elektrosu (EEG): Elektroensefalografi (EEG), beyin aktivitelerinin elektriksel olarak incelenmesi ve kağıt üzerine yazdırılmasıdır. Yenidoğan bebekte beyin faaliyetlerinin incelenmesi ve anormal bir durum olup olmadığının takibi açısından önemlidir. Şayet herhangi bir anormallik varsa, erken teşhis ile tedaviye geçilebilir. Aksi durumda beyin anomalilerine yönelik tedavilerin geç kalması durumunda kalıcı hasarlar meydana gelebilir.Hasta Başı Kalp Ultrasonu (EKO): Yenidoğan bebeklerde doğuştan ya da erken doğumdan kaynaklanan bazı kalp hastalıkları  görülebilir. Doğumdan itibaren bir yıl boyunca doktor tarafından yapılacak olan düzenli kontroller ile kalp hastalıklarının tanısı konulabilir. Doğumdan hemen sonra görülen solunum düzensizlikleri, yüksek tansiyon ya da morarma gibi belirtiler kalp hastalıklarının belirtisi olabilir. Böyle durumlarda ses dalgalarının kullanıldığı ekokardiyografi (EKO) yöntemi ile kalp görüntülenebilir. Herhangi bir radyasyon yayılmadığı için bebek için hiçbir zararı yoktur.Retinopati Muayenesi: Yenidoğan bebeklerde görülen önemli göz hastalıklarının başında retinopati gelir. İnsanlarda gözün gelişim evresi ilkokul yıllarına kadar devam etse de en temel gelişim doğum ve sonrasındaki yakın zamanı (son adet tarihinden itibaren 48-52 hafta) kapsamaktadır. Buradan hareketle özellikle erken doğan bebeklerde göze ait damarlar tam olarak gelişimini tamamlayamadığı için doğumdan sonra da göz gelişimi devam eder. Ancak prematüre bebeklere yoğun bakım ünitesinde oksijen verilmesi nedeniyle göz damarları anormal şekilde gelişebilir. Bu durumda retinopati rahatsızlığı oluşturabilir. Tedavinin etkili olabilmesi için erken tanı çok önemli olduğundan muayene ve takip mutlaka gereklidir. Anormal bir durumda retinopati tedavisinde ilaç enjeksiyonları ya da lazer uygulamalarından yararlanılır.Yeni Doğan Yoğun Bakım Hangi Hastalıklara Bakar?Yenidoğan yoğun bakım ünitesi erken doğum, çoğul gebelik, doğumsal anomaliler, doğumdan önce mekonyum yutmuş bebek, zor doğum nedeniyle beyin ve diğer organ hasarı riski taşıyan bebeklerle; diabetik anne bebekleri, sarılık, enfeksiyon vb. gibi sık görülen durumlarda ileri seviyede tıbbî ve cerrahî hizmetleri sunan bir ünitedir.

Üroloji

Üroloji

Üroloji Nedir?Üroloji, kadın ve erkek üreme organları ile idrar yollarını inceleyen tıbbî bilim dalıdır. Böbrekler, mesane, üreterler, üretra, penis, testisler, skrotum ve prostat bezi gibi organlara ilişkin görülen tüm hastalıkların tanı ve tedavi sürecini incelemektedir. Üroloji, hem idrar yollarında oluşan enfeksiyonu hem de üriner sisteme ait cerrahî girişimleri bünyesinde toplar. Üreme sistemini ve idrar yollarını ilgilendiren hastalıkların hepsine verilen isim "ürogenital bozukluklar" olarak bilinmektedir.Üroloji sistemi, özellikle erkeklerde üreme ve boşaltım sistemi ile ilgilenmektedir. Kadınlarda ise daha çok boşaltım sistemi hastalıklarını ele almaktadır. Kadınlarda üreme sistemi iel boşaltım sistemleri bir bütün haline incelenmesi gerektiği için üroloji, kadın hastalıkları uzmanı ile birlikte çalışmaktadır.Üroloji kendi içerisinde alt bilim dallarına ayrılır. Bunlar androloji, pediatrik üroloji, kadın ürolojisi, nöroüroloji, endoüroloji ve üroonkoloji olarak sayılabilir.Androloji: Androloji, cinsel işlev bozuklukları ile ilgilenen ürolojinin alt dallarından birisidir. Erkek ve kadının cinsel sağlığı ile erkeklerde görülen kısırlık sık rastlanan ve incelenen hastalıklardır. Bu tür rahatsızlıklarda tüm anatomik, fizyolojik ve biyokimya gibi temel araştırmalar yapılmaktadır. Bu alan ile ilgili en çok görülen şikayetler, kadın ve erkeklerde cinsel isteksizlikler, üreme organlarında ağrı sendromları, penis yapısında bozukluklar ile erkek kısırlığı olmaktadır. Hormonal problemler ile seyreden hastalıklarda endokrinoloji ve psikiyatri uzmanları ile birlikte tedaviler gerçekleştirilmektedir. Erkek kısırlığına karşı çözüm ise tüp bebek yöntemi ile tedavidir.Pediatrik Üroloji: Çocuklarda görülen üroloji hastalıkları için geliştirilen bir alt bilim dalıdır. Çocuklarda görülen bu tür hastalıklar oldukça geç belirti verebilmektedir. Ancak son yıllarda gelişen ileri teknoloji sayesinde ultrason ortamında bebeğe yönelik anormalliklerin incelemeleri dahi yapılmakta ve daha doğar doğmaz tedavi sürecine başlanmaktadır. Bunların dışında yeni doğan bebeklerde ya da ileri yaşlarda yaşanabilen idrar sorunları, cinsiyet belirsizliği ya da cinsel organda şişlik gibi durumlarda ürolojiden yardım alınmaktadır. Bunun dışında sık idrara çıkma, böbreklerde ağrı, hatalı sünnet, gece ya da gündüz idrar kaçırma gibi rahatsızlıklar da incelenmektedir.Kadın Ürolojisi: Ürojinekoloji olmak üzere iki dalı birlikte barındıran alt bilim dalıdır. Pelvik organın sarkması, idrar kaçırma ve aşırı aktif mesane gibi rahatsızlıklar ile ilgilenilmektedir. 20 ila 70 yaş arasındaki kadınların %60'ında bu hastalıklar görülmektedir. Hastalıkların ortaya çıkma nedenleri kişiye göre değiştiği için, tedavi için verilecek karar da kişiye özel tbbi ya da cerrahi özellik taşımaktadır.Nöroüroloji: Beyin, omurilik ve periferik sinirlerin rahatsızlıkları ile ortaya çıkan idrar boşaltım sorunlarını inceleyen alt bilim dalıdır. Gece yaşanan idrar sorunları ile sık idrara çıkma gibi şikayetler sonucu ortaya çıkan hastalıkların tanısına yönelik gerekli tedaviler yapılmaktadır.Endoüroloji: İdrar yollarında ve böbreklerde oluşan taşlara ait tanı ve tedavi ile ilgilenen alt bilim dalıdır. Tedaviler, taşların büyüklüğü ve sıklığına göre pek çok şekilde yapılabilmektedir.Üroonkoloji: Mesane, böbrek, prostat ya da testis gibi ürolojik organ kanserlerinin tanı ve tedavisi ile ilgilenen alt bilim dalıdır. Erken teşhis edildiği taktirde, tedavilere çok güzel yanıtlar alınmaktadır. İdrardan kan gelmesi, ağrısız olsa dahi yumurtalıklarda oluşan şişlik, karın boşluklarında ağrı gibi her türlü idrar bozukluklarında mutlaka uzman bir ürolog yardımı alınması gerekmektedir.Ürolojik Testler ve Cerrahi GirişimlerÜrolojik problemlerde hastanın genel sağlık durumu incelenir ve hastalığın daha detaylı incelenmesi için bazı testler istenebilir. Genellikle yapılan testler şunlardır:Hastalığın tam olarak yerinin belirlenmesi için MRI taraması ya da BT taraması,Ultrason (Doppler USG, transrektal USG, üriner USG),Enfeksiyon risklerine karşı idrar testi,X ışınları yardımı ile mesaneye ait çekilen sistogram,İdrar yolunun görüntülenebilmesi için gerekli sistoskop kullanımı,Mesane içi basınç ve hacim ölçümü için gereken ürodinamik testler,Voiding sistoürettografi (VSUG),Kanser riskine karşı biyopsi,Üriner sistemin incelenmesi için gerekli kan testleri,Prostat spesifik antijen (PSA) testi,Semen analizi,İdrar akışı (urin flow) testi,Rektal tuşe muayenesi.Gerekli testler yapıldıktan sonra tedavi sürecinde cerrahî girişim gerekebilmektedir. Hasta tedavilerinde genellikle uygulanan operasyon teknikleri şunlardır:Klasik operasyonlar (böbrek, mesane, idrar yolları, prostat, testis hastalıkları),Perkütaş taş cerrahisi (böbrek taşları)Radikal prostat ameliyatları,Laparoskopik ameliyatlar,Endoskopik ameliyatlar,Mikroskopik ameliyatlar (infertilite tedavisinde),Mikrovarikoselektomi.Üroloji Hangi Hastalıklara Bakar?Üroloji kadın, erkek ve çocuklarda idrar yolları ile erkek üreme organlarını içeren hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenen cerrahî bir uzmanlık alanıdır. Üroloji, şu tür hastalıkların tedavisi ile ilgilenmektedir:Üroloji Erkeklerde Neye Bakar?Böbrek, penis, testis, mesane, adrenal ve prostat bezi kanserleri,Kısırlık,Böbrek taşı,Böbrek hastalıkları,Prostatit (prostat bezi iltihabı),Prostat bezi genişlemesi,İdrar yolu enfeksiyonları (UTIs),Skrotumdaki genişlemiş damarlar ya da varisler,Erken boşalma,İktidarsızlık,Testislerde ağrıÜroloji Kadınlarda Neye Bakar?Mesane, böbrek ve böbreküstü bezleri kanserleri,Aşırı aktif mesane,Mesanenin vajinaya bırakılması ya da mesane prolapsusu,Böbrek taşı,İnterstisyel sistit,UTIs,İdrar kaçırmaÜroloji Çocuklarda Neye Bakar?Alta idrar kaçırma,İdrar yolu yapısı ile ilgili problemler ile tıkanıklıklar,İnmemiş testis varlığı,Sünnet derisinde şişlik ve/veya kızarıklık,Penis hastalıkları

Radyoloji ve Görüntüleme

Radyoloji ve Görüntüleme

Radyoloji ve Görüntüleme Radyoloji ve Görüntüleme Nedir? Radyoloji ve Görüntüleme; hastalıkların tanı, evreleme ve tedavi takibinde kullanılan ileri görüntüleme yöntemlerini kapsayan temel bir tıp dalıdır. Vücudun iç yapılarının ayrıntılı ve doğru biçimde değerlendirilmesini sağlayarak klinik karar süreçlerinde kritik rol üstlenir. Kemal Bayındır Hastanesi Radyoloji ve Görüntüleme Birimi, modern cihaz altyapısı ve uzman kadrosu ile güvenilir tanı hizmeti sunmaktadır. Radyolojinin Sağlık Hizmetlerindeki Rolü Radyolojik görüntüleme; erken tanı, doğru tedavi planlaması ve tedavi sonrası izlemin temel unsurlarındandır. Birçok klinik branş, tanı ve tedavi süreçlerinde radyolojik bulgulara dayanmaktadır. Hastanemizde radyoloji hizmetleri, klinik birimlerle entegre şekilde yürütülmektedir. Radyolojik Görüntüleme Yöntemleri • Röntgen (Direkt Grafi) • Ultrasonografi (USG) • Bilgisayarlı Tomografi (BT) • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) • Mamografi • Girişimsel Radyoloji Hasta Güvenliği ve Kalite Tüm görüntüleme işlemlerinde hasta güvenliği ön planda tutulur. Radyasyon içeren tetkiklerde en düşük doz–en yüksek tanısal kalite prensibi uygulanır. Çocuklar ve gebeler için gerekli koruyucu önlemler titizlikle alınmaktadır.

Ortopedi ve Travmatoloji

Ortopedi ve Travmatoloji

Ortopedi ve Travmatoloji Ortopedi ve Travmatoloji Nedir? Ortopedi ve Travmatoloji; kemikler, eklemler, kaslar, bağlar ve tendonları kapsayan hareket sistemine ait hastalıkların ve travmaların tanı, tedavi ve takibini yapan tıp dalıdır. Kemal Bayındır Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü, her yaş grubuna yönelik kapsamlı ve güvenli sağlık hizmeti sunmaktadır. Hangi Hastalıklara Bakar? • Kırık ve çıkıklar • Spor yaralanmaları • Eklem kireçlenmesi • Omurga hastalıkları • Diz, kalça ve omuz problemleri • Menisküs ve bağ yaralanmaları Travma ve Acil Müdahaleler Trafik kazaları ve düşmelere bağlı travmalarda hızlı değerlendirme ve zamanında müdahale hayati önem taşımaktadır. Eklem Hastalıkları ve Protez Cerrahisi İleri evre eklem hastalıklarında protez cerrahisi uygulanmakta, ameliyat sonrası rehabilitasyon süreci titizlikle yürütülmektedir. Tanı Yöntemleri • Ortopedik muayene • Röntgen • MR • BT • Laboratuvar testleri

Nöroloji

Nöroloji

Nöroloji Nedir?Kelime anlamı olarak Nöro (Sinir) ile logio (Çalışma)dan oluşan Nöroloji adından da anlaşılacağı üzere sinir bilimidir. Ağırlıklı olarak sinir sisteminin rahatsızlıklarına bağlı olarak vücudun bütün fonksiyonunu etkileyen kas hastalıkları da dâhil fonksiyon bozukluğu hastalıkları alanında yapılan çalışmalar Nörolojinin faaliyet alanlarıdır. Bu alanda sorumlu olan tıp uzmanlık alanı ise Nöroloji uzmanlığıdır.Merkezi, otonom ve periferik sistemin bütün rahatsızlıkları Nörolojinin alanıdır.Nöroloji Hangi Hastalıklara Bakar?Miyelin (Sinir kılıfı hastalıkları)ParkinsonMSALSUnutkanlığa neden olan Alzheimer ve DemansEpilepsiİnme (Beyin felci)Epilepsi (Sara)Baş ağrısıBaş dönmesiMigrenYüz felciNöropatiMenenjitHareket bozuklukları (Ellerde titreme, diskinezi vb.)Kas hastalıklarıHareket zorluğuKonuşma güçlüğüKasılmaUyku bozukluklarıBunlar gibi birçok kas ve sinir hastalıklarının teşhis ve tedavisi Nöroloji uzmanlarının çalışma sahasına girmektedir.Bazı problemlerin teşhisini sağlamak adına yapılan EMG - EEG - SSEP - VEP - BERA   gibi testler de bu birim tarafından gerçekleştirilmektedir.EEG (Elektroensefalografi): Beyindeki elektriksel sinyal durumlarının işleyişinin EEG cihazı ve bilgisayar yardımı görüntüye aktarılmasını sağlamaktadır. Bu görüntüler sayesinde aksaklığın nerede olduğu tespit edilerek tedaviye kaynak oluşturur. Alınan bu EEG çıktısına elektrosefalogram denir.EMG (Elektromigorarfi): Duyu ve motor sinir uçlarının sinir iletim durum ve hızlarını ölçmeye yarar.Bu ve buna benzer aletler ve kan tahlilleri yöntemleri kullanılarak hastalıkların neden ve durumları araştırılır. Bu bilgiler ışığında hastaya en uygun tedavi yöntemleri uygulanır.

Mikrobiyoloji ve Biokimya Laboratuvarı

Mikrobiyoloji ve Biokimya Laboratuvarı

Mikrobiyoloji ve Biyokimya Laboratuvarı Mikrobiyoloji ve Biyokimya Laboratuvarı Nedir? Mikrobiyoloji ve Biyokimya Laboratuvarı; hastalıkların tanı, tedavi ve izlem süreçlerinde kritik rol oynayan laboratuvar analizlerinin gerçekleştirildiği temel sağlık birimidir. Klinik kararların büyük bir bölümü, bu laboratuvarlarda elde edilen güvenilir ve doğru sonuçlara dayanmaktadır. Kemal Bayındır Hastanesi Mikrobiyoloji ve Biyokimya Laboratuvarı; uluslararası kalite standartlarına uygun altyapısı, modern analiz cihazları ve alanında uzman sağlık personeli ile hızlı, doğru ve güvenilir test hizmetleri sunmaktadır. Laboratuvarın Sağlık Hizmetlerindeki Önemi Laboratuvar sonuçları; hastalıkların erken tanısı, doğru tedavi planlaması ve tedavi etkinliğinin izlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. Mikrobiyoloji ve biyokimya analizleri, hem ayaktan hem de yatarak tedavi gören hastaların klinik süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Kemal Bayındır Hastanesi’nde laboratuvar hizmetleri; klinik birimlerle sürekli iletişim ve koordinasyon içinde yürütülerek hasta güvenliği en üst düzeyde sağlanmaktadır. Biyokimya Laboratuvarı Biyokimya Laboratuvarı Neye Bakar? Biyokimya Laboratuvarı; vücuttaki organ fonksiyonlarını, metabolik durumu ve hormonal dengeleri değerlendirmeye yönelik testleri kapsar. Kan, idrar ve diğer biyolojik örnekler üzerinde yapılan analizler ile birçok hastalığın tanı ve takibi sağlanır. Başlıca değerlendirme alanları • Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri • Kan şekeri ve diyabet takibi • Lipid profili (kolesterol ve trigliserid) • Elektrolit dengesi • Hormon analizleri • Enzim ve protein ölçümleri Biyokimyasal Testler ve Tanı Süreci Biyokimya testleri; dahiliye, kardiyoloji, endokrinoloji, nefroloji ve birçok branş için temel tanı verisi sunmaktadır. Test sonuçları, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilerek tedavi süreci planlanır. Kemal Bayındır Hastanesi’nde biyokimya analizleri; otomatik analiz sistemleri ve kalite kontrol programları eşliğinde gerçekleştirilmekte, sonuçlar kısa sürede klinisyenlere ulaştırılmaktadır. Mikrobiyoloji Laboratuvarı Mikrobiyoloji Laboratuvarı Neye Bakar? Mikrobiyoloji Laboratuvarı; bakteri, virüs, mantar ve parazitlerin neden olduğu enfeksiyon hastalıklarının tanı ve takibini yapar. Enfeksiyon etkeninin doğru şekilde saptanması, uygun ve etkili tedavinin belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Başlıca çalışma alanları • Bakteriyel ve fungal kültürler • Antibiyotik duyarlılık testleri • Viral enfeksiyonlara yönelik analizler • Parazitolojik incelemeler • Enfeksiyon tarama testleri Enfeksiyon Tanısında Mikrobiyolojinin Rolü Mikrobiyolojik analizler; sepsis, idrar yolu enfeksiyonları, solunum yolu enfeksiyonları, yara enfeksiyonları ve hastane kaynaklı enfeksiyonların tanısında temel rol oynar. Uygun örnek alımı, doğru analiz yöntemi ve zamanında raporlama bu sürecin en kritik adımlarıdır. Kemal Bayındır Hastanesi Mikrobiyoloji Laboratuvarı; enfeksiyon kontrolü ve antibiyotik yönetimi süreçlerine aktif katkı sağlamaktadır. Kalite, Güvenlik ve Standartlar Laboratuvar hizmetleri; ulusal ve uluslararası kalite standartları doğrultusunda yürütülmektedir. Tüm test süreçleri; örnek kabulünden raporlamaya kadar titizlikle izlenmekte, kalite kontrol ve doğrulama çalışmaları düzenli olarak yapılmaktadır. Hasta güvenliği, veri gizliliği ve sonuç doğruluğu laboratuvarın temel öncelikleri arasındadır. Hızlı ve Güvenilir Sonuç Süreci Kemal Bayındır Hastanesi Mikrobiyoloji ve Biyokimya Laboratuvarı; acil ve rutin testler için ayrı iş akışları ile hizmet vermektedir. Acil durumlarda sonuçların en kısa sürede klinik birimlere iletilmesi sağlanarak tedavi sürecinin hızlanması hedeflenmektedir.

Özel Doktorlarımız


Hekim Kadromuz

Op. Dr. Kemal BAYINDIR
Op. Dr. Kemal BAYINDIR

Kadın Hastalıkları ve Doğum (Yönetim Kurulu Başkanı)

Op.Dr.Atılım GÜLÇİÇEK
Op.Dr.Atılım GÜLÇİÇEK

Kadın Hastalıkları ve Doğum (Başhekim)

Op. Dr. Selda BAHÇE KAYIK
Op. Dr. Selda BAHÇE KAYIK

Kadın Hastalıkları ve Doğum

Uzm.Dr.Kadri KAMBER
Uzm.Dr.Kadri KAMBER

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Uzm. Dr. Esra ÜLKER
Uzm. Dr. Esra ÜLKER

Dahiliye ( İç Hastalıkları )

SSS


Sıkça Sorulan Sorular

Yüksek ateş hangi durumlarda tehlikelidir?

Yüksek ateş; enfeksiyon, iltihaplı hastalıklar veya sistemik rahatsızlıkların belirtisi olabilir. Uzun süren veya ek şikâyetlerle birlikte görülen ateş durumunda Acil Servis veya Dahiliye bölümüne başvurulmalıdır.

Kalp çarpıntısı neden olur, hangi doktora gidilmelidir?

Kalp çarpıntısı; ritim bozuklukları, stres, kansızlık veya tiroit hastalıklarından kaynaklanabilir. Değerlendirme için Kardiyoloji bölümüne başvurulmalıdır.

Sürekli baş ağrısı hangi hastalıkların belirtisi olabilir?

Sürekli baş ağrısı; migren, sinüzit, tansiyon problemleri veya nörolojik hastalıklarla ilişkili olabilir. Bu durumda Nöroloji bölümüne başvurulması önerilir.

Mide ağrısının nedenleri nelerdir, hangi bölüm ilgilenir?

Mide ağrısı; gastrit, reflü, ülser, enfeksiyonlar veya stres gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Tanı ve tedavi için Gastroenteroloji veya Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümüne başvurulmalıdır.

Bel ve boyun ağrıları hangi bölüm tarafından değerlendirilir?

Bel ve boyun ağrıları; duruş bozukluğu, kas spazmları veya fıtık gibi nedenlerle oluşabilir. Ortopedi ve Travmatoloji ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümleri ilgilenmektedir.

Devamını Oku
Doktor
SSS

Güncellemeleri kaçırmayın.

Sağlık Köşesi


Blog

Anlaşmalı Kurumlar

E-Sonuç E-Randevu Nereye Görünmeliyim? Bebeğim Ne Durumda?

Uyarı

Bizi Arayın
Bize WhatsApp ile ulaşın
E-Sonuç E-Randevu Nereye Görünmeliyim? Bebeğim Ne Durumda?